• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Buharkent-ziraat-odas%C4%B1-275153702604520/?fref=ts
BUHARKENT ZİRAAT ODASI

ÜZÜM RAPORU

  

ÜZÜM ÇALIŞMA GRUBU RAPORU

 

 ÜZÜM

AĞUSTOS 2003

Sayı: 1 

                                                                                                                                            

                      1.GİRİŞ

 

                                Bağcılık için yer kürenin en elverişli iklim kuşağı üzerinde bulunan Ülkemiz, asmanın gen merkezi

                     olmasının yanı sıra en eski ve köklü bir bağcılık kültürüne de sahiptir. Üzüm; çeşitli değerlendirme

                     yöntemlerinin oluşu, iklim ve toprak istekleri yönünden çok seçici olmayışı, çok yıllık olması ve çoğalma

                     yöntemlerinin kolay oluşu gibi etkenlerin  de etkisiyle dünyada da en yaygın kültür bitkilerinden biridir.  

                               Asmanın anavatanı olarak kabul edilen ülkemizde bağların toplam tarım alanı içerisindeki payı

                      %1,2’dir. Ülkemizde yaklaşık 1200’ün üzerinde üzüm çeşidinin varlığı saptanmıştır. Ancak bunlardan

                      50-60 kadarının

                    ekonomik önemi olup, geniş çapta yetiştirilmektedir. Ülkemizde yetiştirilen üzümlerin yaklaşık %30’u

                    kurutulmakta ve kuru üzümde dünya ticaretinde söz sahibi olmaktadır. 

                            

                              2. DÜNYA ÜRETİM VE TÜKETİMİ

                              2.1. Dünya Üzüm Üretimi

                              2002 yılı verilerine göre dünyada 7,4 milyon hektar alanda 61 milyon ton üzüm üretilmektedir.

Tablo1: Dünya Üzüm Üretim Alanı ve Üretim Miktarı

Yıllar

Üretim alanı

(1000 Hektar)

Üretim Miktarı

(1000 ton)

Verim

(Kg/Ha)

1998

7,264

57,022

7850

1999

7,305

60,954

8340

2000

7,448

64,435

8286

2001

7,381

61,167

8238

2002

7,406

61,018

8238

 

                  

  Kaynak:FAO  

           Dünya üzüm üretiminin yarıdan fazlası Avrupa kıtasında gerçekleştirilmektedir. Dünya yaş üzüm üretiminde İtalya, Fransa, ABD, İspanya, Türkiye başlıca ülkelerdir.

 

                                       Tablo2: Ülkelere göre üzüm üretim miktarları 2002 (1000 ton)

Ülkeler

Üretim

(1000 ton)

İtalya

7,872

ABD

6,479

Türkiye

3,600

İspanya

5,609

Fransa

6,793

Arjantin

2,460

Dünya

61,018

                                               Kaynak: FAO

 

Dünya üzüm üretiminin %64,3’ü şaraba işlenirken %7,6’sı kurutmalık ve %20,9’u sofralık olarak değerlendirilmektedir.

Dünyada üretilen üzümlerin her yıl yaklaşık 700-800 bin ton arasındaki bir miktarı kurutularak değerlendirilmektedir. ABD, Türkiye, İran, Yunanistan Güney Afrika , Şili ve Afganistan önemli ülkelerdir.  

Tablo3: Dünya Kuru Üzüm Üretimi(1000 ton)

Ülkeler

1998

1999

2000

2001

ABD

218

284

350

350

Türkiye

250

214

255

200

İran

102

120

112

102

Yunanistan

40

35

35

40

G.Afrika

34

38

29

35

Dünya

965

756

838

782

 

       Kaynak: FAO

 

Tablodan da görüleceği üzere ABD ve Türkiye dünya kuru üzüm üretiminin %70’ ini gerçekleştirmektedir.  

2.2. Dünya Tüketimi

Dünya çekirdeksiz kuru üzüm tüketimi yaklaşık 750-850 bin ton civarındadır. Tüketimde 190-200 bin tonla ABD ilk sırayı alırken bunu 25-30 bin tonla Avustralya ve Türkiye izlemektedir.Diğer önemli tüketici ülkeler ise Afganistan, İran, G.Afrika ve Yunanistan’dır.

3.TÜRKİYE ÜRETİM VE TÜKETİMİ

3.1.Türkiye Üzüm Üretimi

Ülkemiz yaklaşık 525 bin hektar bağ alanında yılda yaklaşık 3,5 milyon ton üzüm üretimi gerçekleştirilmektedir. Ülkemizde üretilen üzümlerin yaklaşık%30’u sofralık, %37’si kurutmalık, %30’u pekmez, pestil, sucuk, şıra ve %3’de şaraplık olarak değerlendirilmektedir.

 

                    Tablo 4: Türkiye Üzüm Ekim Alanları ve Üretim Miktarları

Yıllar

Ekilen Alan

(1000 Hektar)

Üretim

(1000 Ton)

Verim

(Kg/Ha)

1998

541

3,700

6,839

1999

535

3,600

6,729

2000

535

3,600

6,729

2001

525

3,250

6,190

2002

-

3,500

-

                   Kaynak:D.İ.E

 

                        Ülkemiz dünyanın 5. büyük üzüm üreticisidir. Üretilen üzümün yaklaşık %63’ü çekirdekli %27’si ise çekirdeksiz üzümden oluşmaktadır. Bölgelerimize göre üretim incelendiğinde ise; Ege Bölgesinde çekirdeksiz kuru üzüm, Marmara Bölgesinde sofralık ve şaraplık, Akdeniz Bölgesinde ilk turfanda, Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde şaraplık, şıralık, sofralık, çekirdekli kurutmalık üzüm yetiştiriciliği yönünden gelişme gösterdiği görülmektedir.

  

 

   Tablo 5:Önemli ihraç ürünlerimizden olan çekirdeksiz kuru üzüm üretimimiz ise şöyledir:

Yıllar

Çekirdeksiz Üzüm

Alanı(Ha)

Çekirdeksiz Kuru

Üzüm Üretimi(ton)

1998

110.000

250.000

1999

110.000

214.000

2000

110.000

255.000

2001

110.000

200.000

 

 

                  

 

  

Kaynak: TEAE

 3.2 Türkiye Üzüm Tüketimi

            Yıllar itibari ile bakıldığında nüfusun sürekli artış göstermesine rağmen kişi başına üzüm tüketimimiz artmamış, aksine azalmıştır. 1990’ların başında yaklaşık 45 kg olan kişi başı üzüm tüketimi günümüzde 40-42 kg arasında değişmektedir.

4. ÜRETİM SORUNLARI

4.1. Fidan Üretimi

            Ülkemizde bağ tesisi flokseralı bölgelerde aşılı veya Amerikan asma fidanları ile, flokserasız bölgelerde ise yerli fidanlarla yapılmaktadır.

            Aşılı asma fidan üretiminde en büyük sorun yetersizliktir. Aşılı fidan talebi yılda 8-10 milyon olmasına karşılık üretim sadece 3-4 milyon civarındadır.

Aşılı asma fidanı kullanımı yaygınlaştırılmalı ve aşılı asma fidanı yetersizliği giderilmelidir.

            Her tip asma fidanının kaynağı olan çelik ve kalemlerin, klondan (verimli) gelen materyalden sağlanması ve bu materyalin virüslerden arındırılmış olması gerekmektedir.

            Fidan üretimi özel sektör, kooperatifler ve belirli oranlarda da kamu kurum ve kuruluşlarıdır. Bu sebeple özel sektörde, doğru ve sağlıklı fidan üretim ile ilgili şartların yerine getirilmesine yönelik  yeterli denetim ve kontrollerin yapılması gerekmektedir.

            4.2. Gübreleme Ve Sulama

            Bağların gübrelenmesi ve sulanması konusunda bilinçsiz ve yanlış uygulamalar sonucunda genellikle toprağın fiziksel ve kimyasal dengesi bozulmaktadır. Doğru gübre kullanımı ve sulama için eğitim ve yayın faaliyetleri yapılmalıdır.

Bağlarda dengeli ve sağlıklı bir gübrelemenin yapılabilmesi için toprak ve yaprak analizlerinin yapılarak gerektiği kadar gübre uygulaması yapılmalıdır.

            Bu analizlerin yapılabilmesi için gerekli laboratuarların bölgelerde sayı olarak yeterli hale getirilmelidir.

4.3. Zirai Mücadele

Bağlarda özellikle bakteriyel hastalıklar, virüs hastalıkları ve floksera zararlısına karşı ilaçlı mücadelede mümkün olmamaktadır. Bu nedenle virüs ve bakteriyel hastalıklara karşı en etkin yöntem temiz ve sağlıklı fidan kullanımıdır. Floksera ve nematodlar için ise dayanıklı Anaçları ile bağların tesis edilmesi şarttır.

Çok aşırı kimyasal ilaçların kullanılması; doğal dengenin bozulmasına, insan sağlığına zarar vermesine üründe kalite ile verim kayıplarına yol açmaktadır.

Ekonomi ve sağlık açısından önemi olan entegre mücadeleye ağırlık verilmelidir.

Bu bilgileri üreticiye ulaştırmak ve bilinçlendirmek için yayın çalışmaları yapılmalıdır.

             

           4.4. Mekanizasyon

            Ülkemiz bağlarının büyük bir çoğunluğu mekanizasyona elverişli olmayan ve yoğun iş gücünü gerektiren Goble terbiye şekli ile tesis edilmiştir.

            Bağların mekanizasyona uygunluğunun sağlanması için yeterli büyüklük ve terbiye şekillerinde tesis edilmesi gerekmektedir.

           

                        4.5. Eğitim Ve Yayım Faaliyetleri

            Bağcılık sektöründe yayım ve eğitim hizmetleri Ziraat Fakülteleri ile Tarım Bakanlığı bünyesindeki Araştırma kuruluşları ve İl Tarım Müdürlükleri tarafından yürütülmektedir. Bunun dışında zaman zaman özel sektör ve koopertifler bünyesindeki “Ar-Ge” elemanları tarafından da eğitim ve yayım hizmetleri verilmektedir.

Araştırma kuruluşlarınca yapılan araştırma sonuçları üreticiye ulaştırılmalıdır.

Yerel çeşitlerin tanımlanması yapılarak, yerel çeşitlerin terbiye şekilleri hakkında üreticiye teknik bilgi desteği sağlanmalıdır.

Telli terbiye sistemleri yaygınlaştırılmalıdır.

Güneydoğu’da alternatif ürün projesi kapsamında olan tütün alanları yerine bağ tesis edilmektedir. Yöre üreticisinin yerinde geçimini sağlayabilmesi için bağcılık hakkında gereken bilgilere ve yeni teknik gelişmelere ulaşabilmek için Adıyaman’da Bağcılık Araştırma Enstitüsü kurulmalıdır.

Üreticilere yöre koşularına uygun çeşitler tavsiye edilerek, bu çeşitlerin yetiştirilmesi sağlanmalıdır.

Budama, genel bağcılık hakkında teknik eğitim kursları düzenlenmeli, eğitim faaliyetlerine gereken önem verilmelidir.

Bağcılıkta kullanılan Bitki Büyümeyi Düzenleyicilerin kullanım miktar ve zamanlarına dikkat edilmeli. Bu düzenleyicilerin bilinçli kullanılması için eğitimler verilmelidir.

    5.PAZARLAMA

            Türkiye bağcılığının geliştirilmesi her şeyden önce elde edilen ürünün taze yada işlenmiş olarak iç ve dış pazarlarda değerlendirilmesine bağlıdır. Bu nedenle üretim hedefleri iç ve dış pazarlarda rekabet edecek şekilde belirlenmelidir.

    

        5.1. Pazarlama Yapısı

            Daha öncede bahsedildiği üzere Ülkemizde üretilen üzümlerin yaklaşık%30’u sofralık, %37’si kurutmalık, %30’u pekmez, pestil, sucuk, şıra ve %3’de şaraplık olarak değerlendirilmektedir.

            Sofralık üzüm pazarlaması çok sayıda alıcı ve satıcının olduğu ve ürünün tüketiciye ulaşıncaya kadar çok sayıda el değiştirdiği bir pazarlama yapısı bulunmaktadır. Diğer yaş sebze ve meyvelerde olduğu gibi sofralık üzüm pazarlaması da 552 sayılı Hal Kanununa göre yapılmaktadır.

            Çekirdeksiz kuru üzüm pazarlama kanalı içerisinde ise en büyük pay tüccar alımlarıdır. Bu alımları TARİŞ üzüm alımları izlemektedir. Üzüm kalitesinin düştüğü yıllarda TEKEL’de önemli ölçüde kuru üzüm alımı yapmıştır. Çekirdeksiz kuru üzüm borsada işlem gören bir üründür.Borsa satışlarını daha çok tüccar alım satımları belirlemektedir.

           

Şaraplık üzümlerde TEKEL’in  Pazar payı %50’dir. Birkaç büyük şarap işletmesiyle birlikte alıcıların payı %80-90’a çıkmaktadır.

            5.2 Destekleme Politikası

            Bilindiği üzere destekleme politikası günümüzde yeni bir şekil almış ve devlet tarafından sektöre özel bir destekleme politikası bulunmamaktadır. Daha önceleri TEKEL ve TARİŞ tarafından yapılan destekleme alımları günümüzde sadece bu kuruluşların kendi müesseslerinin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar yapılmakta ve fiyat kuruluşların kendi imkanları ile belirlenmektedir.

Üretim maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla, üreticinin ucuz girdi temin edebilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır.

Çiftçilerimizin üretimlerini devam ettirebilmeleri bakımından ucuz kredi sağlanmalıdır.

           5.3. DIŞ TİCARET

            5.3.1 İthalat

            Türkiye üzüm üretiminde kendine yeterli hatta kuru üzümde net ihraç ülkesi olduğundan yapılan ithalat çok az miktardadır.

  Tablo 6:Türkiye sofralık ve çekirdeksiz kuru üzüm ithalatı

Yıllar

Üzüm

Ç.Kuru Üzüm

Miktar(ton)

Değer(1000$)

Miktar(ton)

Değer(1000$)

1998

304

234

2.451

2.010

1999

233

192

2.445

2.379

2000

173

118

1.505

1.464

2001

120

95

3.148

1.379

               

Kaynak:FAO

 

            5.3.2.İhracat

            Ülkemiz gerek bağ alanı gerekse üzüm üretiminde dünya düzeyinde önemli bir yer almasına karşın dünya sofralık üzüm ticaretinde söz sahibi olamamaktadır.

Ancak özellikle kuru üzüm dünya ihracatının%35’ini karşılamakta ve 2001 yılı verilerine göre Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında Türkiye’yi, İran ve ABD takip etmektedir.

Tablo7:Türkiye sofralık ve çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı               

Yıllar

Üzüm

Ç.Kuru Üzüm

Miktar(ton)

Değer(1000$)

Miktar(ton)

Değer(1000$)

1998

53.945

20.961

193.142

211.937

1999

47.943

25.290

188.943

202.970

2000

64.873

28.841

201.744

196.885

2001

79.294

32.830

225.743

163.051

Kaynak:FAO

5.4. PAZARLAMA SORUNLARI

            Kuru üzüm pazarlamasında ve ihracatında en büyük problem temizliktir. Çoğunlukla yerde veya örtü üzerinde kurutulan üzümlerde ihracat esnasında temizlik en büyük problem olmaktadır. Üzümlerin beton veya tel sergi üzerinde kurutulması gerekmektedir.

            Ürünlerin muhafazasına  ve nakliyesine yönelik alt yapı geliştirilmelidir.

           

Ambalajlamada özellikle en büyük pazarımız olan AB standartlarına uyum göstermek için çalışmalar yapılmalıdır.

Sofralık üzümün yurt içi pazarlaması 552 sayılı Hal Kanunu göre yapılmaktadır, bu kanun esaslarına göre üreticinin ürününü kendi pazarlama olanakları sınırlandırılmıştır.

            Sofralık üzümde ihracat döneminin genişletilmesine, çeşit ve pazar sayısının artırılmasına çalışılmalı ve bunlar için   ihracata teşvik verilmelidir.

            Ürün pazarlamasında ve serbest piyasada oluşan fiyata en olumsuz etki kaçak yollarla özellikle İran’dan gelen üzümler sebep olmaktadır. Kaçak girişlerin önlenmesi için kontroller daha sıkı yapılarak, kaçak ürün girişi engellenmelidir.

            Üreticilerin pazarlık güçlerini artırabilmeleri bakımından örgütlenmeleri gerekmektedir.

            Üzümde alternatif değerlendirme şekillerinin geliştirilmesi gerekmektedir.

Dünya genelinde var olan şarap açığı dikkate alındığında şaraplık üzüm yetiştiriciliğine gereken önem verilmeli ve şarap üretimi teşvik edilerek, şarap ihracatı artırılmalıdır.

Üzüm suyu ihracatı hayata geçirilmelidir.

İşletmelerin  modernizasyonu sağlanmalı, üzüm suyu ve sirke tesisleri kurmak suretiyle üzümler değerlendirilmelidir.

Yaş üzüm ve kuru üzüm fiyatları aynı anda açıklanmalıdır.

Üzümün değer fiyattan satılması sağlanmalıdır.

İhracatın artırılması için dış istekleri yönünde üretim yapılması sağlanmalı, yaş üzüm ihracatı teşvik edilmelidir.

Ürünün serbest piyasada fiyatının oluşabilmesi için çok fazla alıcı ve satıcının bir arada bulunması gereklidir. Bunun için ürün ihtisas borsaları oluşturulmalı ya da mevcut borsalara işlerlik kazandırılmalı, ticaret borsaları tescil kurumu olmaktan çıkarılmalıdır.

Tarım Sigortası Kanunu çıkarılmalıdır.

Toprak Koruma Kanunu çıkarılmalıdır.

            İç ve dış tüketimi artırmak için fındıkta olduğu gibi Üzüm Tanıtım Fonu kurulmalı ve ziraat odaları etkin bir rol almalıdır.

Sektöre DGD’den başka destek bulunmadığından TEKEL’in de özelleştirilmesi özellikle Güneydoğu’da bağcılığa büyük darbe vuracaktır.

Özelleştirme çalışmalarında üreticilerin menfaati göz önüne alınmalıdır.

Tariş’in piyasada daha etkin olabilmesi için devlet tarafından desteklenmelidir.

6.SONUÇ

  Ülkemizin gerek sofralık gerekse kurutmalık üzüm potansiyeli ve dünya 5. büyük üzüm üreticisi olduğu dikkate alındığında, üzümün hak ettiği değeri elde edebilmesi bakımından gerekli tedbirler en kısa sürede alınmalıdır.

KOMİSYON ÜYELERİ

İzmir İl Temsilcisi ve Komisyon Başkanı               : Muharrem KEÇECİ

İzmir İl Temsilcisi                                                    : Hasan Basri BEBEK

Nevşehir İl Temsilcisi                                                                                             : Hasan Hüseyin PEKÇETİNKAYA

Nevşehir İl Temsilcisi                                                                                              : Metin PARLAR

Denizli İl Temsilcisi                                                  : Hamdi GEMİCİ

Denizli İl Temsilcisi                                                  : Haldun TELLİOĞLU

Adıyaman İl Temsilcisi                                            :Abdurrahman BİLGİÇ

Mersin İl Temsilcisi                                                 :Sabri MERCAN

Karaman İl Temsilcisi                                                                                            :İsmail BALOĞLU

Kilis İl Temsilcisi                                                      :M. Ümit DELİ

Hava Durumu
Anlık
Yarın
14° 20° 11°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.85643.8718
Euro4.54804.5662
VİDEOLAR
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam38
Toplam Ziyaret137285